This page created with Cool Page.  Click to get your own FREE copy of Cool Page!
 
TİYATRO
 
 
 
 
Deneme
 
    Hiç kendinizden sıkıldığınız oldu mu? Hergün aynı şeyleri, aynı şekilde yaptığınızda, artık bundan zevk almadığınızı ve bu halden kurtulmak için arayışlara girdiğinizi hatırlar mısınız? Sanki, bazen başkaları olmak eğlenceli olurdu.
    Mesela Müjdat, kendisine kazık atan bir esnafa karşı, zabıta kılığında gelse ve ona ecel terleri döktürse, ne kadar iyi olurdu. Daha sonra da esnaf, belediye başkanı kılığına girse ve zabıtayı azarlasa. Sonra Müjdat, ....
    Tabi bu, eğlenceli olmasına öyle ama, yaptığınızın hukuki merciler tarafından haber alınması durumda, şüphelenmemeniz gereken ilk kişi oyun arkadaşınızdır, çünkü o da benzer durumdadır.
    Hani diyelim ki, Müjdat ve esnafın oyunu ortaya çıktı ve yakalandılar. Esnaf diyecek ki:
-O başlattı.
Müjdat da diyecek ki:
-O da kılık değiştirdi; üstelik, beni dolandırdı.
Esnaf:
-Ama o, çok abarttı. Hadi zabıta neyse de; başbakan kılığına girerek gelmesi bir yerde bana hakarettir; başbakanımızı tanıyamayacağımı mı düşündü?
    Hani demiştik ya, yakalanmadan olursa işe yarayabilir, ama bu çok düşük bir ihtimal. Yine de buradan, bu yapılamaz anlamı çıkmasın. Hatta bu işi yasallaştırmak için çok eskiden girişimlerde bulunulmuş ve içiniz rahat olsun, bu durum serbest. Şaşırmayın, isterseniz sizler de katılabilirsiniz. Bunun için yapmanız gereken, bir tiyatro kursuna başvurmak.
    Tiyatro, insana, insanı, insanla anlatma sanatı, olarak tanımlanır.
    Tiyatro, pek gelir getiren bir uğraş değil; seyircisi de çok değildir ki, tiyatrocular, şan şöhret için bu işi yapsınlar. Buna rağmen, ömürlerini bu uğurda geçiren ustalar var. Bu insanların, tiyatro ile ilgilerinin başlıca sebeplerinden birisi de eğlencesi olsa gerek.
    Tiyatro, müziğe benzer:  tiyatro metni ile sahnelenişi arasındaki fark; müzik metni ile şarkı hali arasındaki fark gibidir.
    Bir tiyatrocu, bir kişi değil; birçok kişidir: farklı kılık ve kişiliklere girer. Biraz garip ve eğlenceli bir durumdur bu. Ve oyuncunun artık, gerçek kişiliğiyle bir alakası kalmaz. Bu noktada bir anekdot anlatmak isterim:
    Bayan bir oyuncu, rol gereği yakışıksız bir hareket yapar. Aradan zaman geçer, birgün, onu izlemiş bir seyirci ile karşılaşır. Seyirci der ki:
-O hareket size hiç yakışmadı, onu neden yaptınız?
Bayan cevap verir:
-Bana mı söylüyorsunuz? O, ben değildim ki.
                                                            
                                             Yazan: M.Birgin (Eylül 2003)